Anlatsa(m)
Benim ne çektiğimi sen nerden bileceksin?
Bilirsin de kaç yıl olduğunu,
O geçen günlerin ızdırabını sen nerden bileceksin? 
Çıkıp karşıma pişmanım mı diyeceksin?
Sen yokken perişan mı oldum diyeceksin?
Ama ben, sen varken perişandım!
Buna ne diyeceksin?
Bunları duyduktan sonra susup,
Herbir vakti umursamadan yaşayıp,
Yaşadığımız her anı yaşlı gözlerle anlatıp,
Beni kelimelere mi sığdıracaksın?
Anlatırken beni,
Ellerin hissedecek mi elleri mi?
Gözlerin görecek mi gözlerimdeki seni?
Yoksa birkaç damla yaşta mı hissedeceksin hepsini? Yazının devamını okuyun
Dik bir duvar,



Bilmiyorum;
Bilgisayarıma aktarabildiğim şiirlerime göz atarken hiç yapmadığım bir durum dikkatimi çekti. Şiirin altında ne bir tarih ne bir saat belirten hiç bir karalama yoktu. Biraz düşündükten sonra msnde bir arkadaşımla muhabbet ederken yazmış olduğum aklıma geldi. Sonuç olarak, hatırladığım kadarıyla 2 dk içinde klavyemden( ki ben kendi kalemim olmadan pek yazamayan biriyim) çıkan kısa bir karalamamı daha sizlerle paylaşmak istedim.
Yorumlarınız