Anlatsa(m)

Benim ne çektiğimi sen nerden bileceksin?
Bilirsin de kaç yıl olduğunu,
O geçen günlerin ızdırabını sen nerden bileceksin?                                                  dokunsam yanarım
Çıkıp karşıma pişmanım mı diyeceksin?
Sen yokken perişan mı oldum diyeceksin?
Ama ben, sen varken perişandım!
Buna ne diyeceksin?

Bunları duyduktan sonra susup,
Herbir vakti umursamadan yaşayıp,
Yaşadığımız her anı yaşlı gözlerle anlatıp,
Beni kelimelere mi sığdıracaksın?

Anlatırken beni,
Ellerin hissedecek mi elleri mi?
Gözlerin görecek mi gözlerimdeki seni?
Yoksa birkaç damla yaşta mı hissedeceksin hepsini? Yazının devamını okuyun

Önsözsüz Son Sözsüz

Dinlenmesi güç, yaşanması zor bir hikaye benimkisi. Sizin hikayeniz gibi yani. Önsözsüz, son sözsüz bir birikinti benimkisi. Dedim ya anlatması güç, çekiniyorum bir kaç cümle  fısıldamaya…

Dinledin mi, içtin mi beni?
Yoksa susup ızdırap mı çektin?
Yalanlarla dolu bir tat mı aldın yıllar yılı?

Hani hep aşkta olur ya,
Ya da aşık olanda;
Güldün mü hiçbirşey yokken ortada?
Yani hiç aşık oldun mu?
Yani bir ben olabildin mi?

Merak ediyorum,
Geleceği hiç düşledin mi?
Kendi geleceğini veya benim geleceğimi değil,
Gelceğimizi hiç düşledin mi?

Biliyor musun ben düşledim geleceği,
Geleceğin günü düşledim.
Yazının devamını okuyun

Kenarı Gören Aydan

ayın kenarındanDik bir duvar,
Üzerinde yorgun resimler,
Karşılıklı bakışıyorlar.

Ortada gezinen birkaç canlı,
Ölü resimler izliyor onları.

Canlılardan biri odaklanmış bakıyor,
Bir resmin gözlerinin içine.
Resmin gözleri mi onu, o mu gözleri takip ediyor?

Yorgun insan ve yorgun resim,
Sadece bakıyorlar birbirlerine,
Ay ışığından anlaşılabildiği kadarıyla,
Kenarda bir yerde hiç görmemişçesine birbirlerini,
Bakışıyorlar!

Eriyor damla damla…
Resmin gözleri canlı! Onu takip ediyor,
Her bir düşen damlada kendini arıyor.

Yorgun bir hayatın bitişi,
Bir resmin ellerinin ucunda, gözlerinin içinde oluyor.
Hayat son buluyor, sessizce sakince.
Yazının devamını okuyun

Git

Hayallerimin içinden çıkıp girdin hayatıma
Hayallerimden arta kalan vakitlerimde yıktın hayatımı                                           sonn
Zamanımı öldürdün, geçip giden gerçekleri görmeden
Arkadan gelen bir sese hep kulak verdin
Hayallerimi yıktın, yıkıp gidilenin kendin olduğunu görmeden

Senin hep gözlerin kapalı kulakların sağırdı
Sende hep birileri vardı,
Sana sahte gülücükler, sahte nağmeler yazan.
Gerçekleri göremezdin sen, yalanlar dünyasında yaşarken
Gerçekler sana uzaktı, çünkü onlar seni sana anlatırdı
Her geçen zamanda sahteliklerle doldurdun hayatını
Bana bakmak bile istemedin doğrular gözüme çarpar diye

Artık bırak benim hayallerimin peşini
Git hayatımdan seni göremeyeceğim uzak, ırak yerlere
Beni de sahte yapmadan şu hayatımdan git
Yazının devamını okuyun

Adım Adım

Uzak yakın duygulara yürüyorum.
Zaman zaman uzak durduğum hayatıma koşuyorum,
nerede olduğunu bilmeden.

Hayat diyorum… Bilinmez duygular kaplıyor içimi,
Bedenim neye uğradığını bilmiyor.
Neredeydin daha önce diyor belki de.

Terliyor, yoruluyor, duruyor.
Bir hayat neler ifade eder insana,
Sanırım o duygularla yüzleşiyorum.

Ellerim; kaşlarımın üstünde, saçlarımın altında,
Düşünüyor bedenim..

Kalbim, aklım yorulmuyor sadece,
Bedenim zorluyor sınırlarını.
Nerede dur diyeceğini bilmiyor.
Birşeyler sağanak sağanak yağıyor.
Açık, gizli bilmeden.

İsmail Bal      03.06.2009        22:03

balismail.com

Nerede Kaldı O Mevsimler?

Sizlerle paylaşmış olduğum şiirlere bir yenisini daha eklemek istedim. Ancak benim kaleme aldığım bir şiir olmamakla birlikte severek okuduğum bir şiirdir. Şiir hakkındaki yorumlarınız hem Adnan Bey hem de benim için önemli bir yer tutacaktır.

Mevsimlerden sonbahar ve son ayın son günleriydi                                             saat..
Hani dağlara eskiden karlar yağardı ya
Herkes iliklerine kadar sabah soğuklarını hissederdi
İşte öyle günlerin hayali başlar ya, sen yoktun yanımda.

İşte bu sonbaharda yalnız, çaresiz ve hüzünlüyken
Sabahları sana ulaşamadım içtenliğimle, sıcaklılığına
Yanımda ne oğlum ne kızım nede sarılacağım vardı
Son bir ümitle yalınız sana sarılmak istedim sade saflığımla

Aynı mevsim, aylardan ve günlerden yine aynı gün
Yıllar geçmişti ben yine bekliyordum çaresizliğimle
Bir umutla düşen sararmış yapraklara ve o gün
Bakıyordum bir kırık aynaya ağarmış saçlarımla, yapraklara

Aynı günlerdi kaldırımlar aynı fakat ağaçlar kesilmiş
O yaprakları arıyordu hüzünlü gözlerim sevdiklerim
Resimlerden çıkarılıyordu acımasızca gücüm tükenmiş
Yanıma dar zamanda beklediklerimde gelmemiş yitiklerim.

İsmail Bey’e sevgilerimle   22.11.2008*Aydın  Adnan KAYNAK

Ya Sen?

Düşünüyorum şuursuzca, animalsloyalty8le8
Canın daralır,
İçin içine sığmaz,
İşte öyle bir anı yaşıyorum.

Kalbimin içinden geçenleri kalemim yazmam diyor.
Neredesin işte? Sorusunu soruyor belki de.
Neredesin? Neredesin?

Cevap veremiyorum,
Nerede olduğuna dair hiçbir şey bilmiyorum.

Soruyorum soruları ardı ardına,
Neredesin? Neredesin?

Her bir yanım çıkmaz sokaklarla donatılmış,
Her bir zamanımda seni arıyorum,
Bir neredesin sorusu hiç bu kadar bilinmez olmamıştı hayatımda.

Eskiden bütün yollar sana çıkardı,
Şimdi ise hiçbir çıkış yolu bulamıyorum.

Eskiden bir sen vardın bir ben,
Şimdi ise herkes var bir sen yoksun.

Neredesin? Cevap ver bana, cevap!

Ben biliyorum da bir çıkmaz sokakta olduğumu,
Ya sen?
Söyle biliyor musun nerede olduğunu? Yazının devamını okuyun

Bilmiyorum Hayat

bilmiyorum Bilmiyorum;
Yaşamak nedir?
Umut nedir?
Bilmiyorum hayat

Anlatamıyorum;
Yaşamdaki güzelliği
Var olmandaki anlamı
Kelimelerin içtenliğini
Anlatamıyorum hayat

Anlamıyorum;
Gelecekten ne beklediğimi
Sevmekteki gerçek içtenliği
Sendeki yaşama sevincini
Anlamıyorum hayat

Konuşmalarındaki anlamsızlığı
Yaşamındaki düşüncesizliği
Neyi istediğini bilmeyen ona
Neyi istediğini bilen bana
Anlatamıyorsun hayat Yazının devamını okuyun

Bir Kesit

Eve girdiğimde vizelerin bitmiş olmasıyla içime dolan rahatlama duygusu ve ona eşlik etmeye çalışan mutluluk ve mutsuzluklarımın eşiğindeydim. Tek yapmam gereken evi biraz toparlayıp İstanbul’a yolculuğa çıkmaktı. Gökyüzü karamsarlığından vazgeçmiş yağmur taneleri ile kendini anlatmaya çalışıyordu ve sesleniyordu etrafa. Toprak kokusu artık kendini yağmurun altında ezilmeye mahkum etmişti belki de, bilinmez. Baharın gelişiyle çıkan böcekler biraz darbe yiyordu belki de.

Bu ve bunun gibi düşünceler arasında bavulumu hazırlamaya başlamıştım, nelerin burada nelerin oraya gideceğine bavulumun kapasitesi söylüyordu bana, sessizce. Götüreceklerimin listesi beni seyrediyordu, bense bavulumu gizlice. Neyse olduğu kadar dedik ve çıktık yola; toprak kokusunun yerini yağmurun kokusunun aldığını, güneşin gözlerini kapayıp yağmurun konuşmaya başladığı bir yola. Minibüse binene kadar sağ omzum sağa çeker bir şekilde devam ettim, sonra ise terminal. Sesler kulaklarıma ilişmeye başladı ” Kalkıyor kalkıyor biletli yolcu kalmasııın.” İçim rahat bir şekilde en arka şöför arkası yerde oturacağımı varsayarak hayaller kuruyordum; telefondaki resimleri bilgisayarıma atarım diyordum. Yazhanenin önüne gelip o kuyruğu gördüğümde kurduğum hayallerin yıkıldığını anladım. İçimden bir ses imdadıma yetişti 19:00 arabasında yer vardır heyecan yapma, dedi. Sonuç olarak 19:30 arabasında 28 numaralı koltukta kendime bir yer ayırtabildim.

Yağmur hızını hiç kesmemişti, karanlıkla birlikte şimşeğin oluşturduğu aydınlık daha da belli oluyordu. Yazının devamını okuyun

Kimsin?

yol Bilgisayarıma aktarabildiğim şiirlerime göz atarken hiç yapmadığım bir durum dikkatimi çekti. Şiirin altında ne bir tarih ne bir saat belirten hiç bir karalama yoktu. Biraz düşündükten sonra msnde bir arkadaşımla muhabbet ederken yazmış olduğum aklıma geldi. Sonuç olarak, hatırladığım kadarıyla 2 dk içinde klavyemden( ki ben kendi kalemim olmadan pek yazamayan biriyim) çıkan kısa bir karalamamı daha sizlerle paylaşmak istedim.

şu anda gülmüyorum merak etme,
sadece akmak üzere bir kaç yaş var gözlerimde,
ruhum kaldırmıyor geçmişi.
yürüdüğümü hissediyorum,
ama bir tarafımda geçmiş var,
koşuyor arkamdan,
yalvarıyorum bırak diye,
gülüyor sadece…

bazen durmak beklemek istiyorum.
saklanıyor her bir yaşanılan geçmişn ardına…
bense yürüyorum boş bir yolda sanki,
yavaş , hızlı , bilmeden …