Genç Werther’in Acıları

wertherGenç Werther’in acıları… Belki bir aşk, belki bir vicdan muhasebesi, belki de akan kanların tercümesi. Kitabı okumaya başladığım da kitabı benimsemekte bir süre zorluk çektim. Ancak Werther’in Lotte ile dans etmesini ve ilk başlangıç hislerini Goethe’nin üstün kalemiyle ele alması beni bir anda kitaba bağladı. Diğer bir çok duyguların tanımlanmasıyla oluşan duygularda cabası. Sizlere kitaptan bir kaç örnek sunarak anlatmak istediklerimi daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum : ” Lotte benim için kutsal. O varken bütün arzularım susuyor. Onun yanındayken bana neler oluyor bilmiyorum; sanki ruhum gerilen sinirlerimle birlikte alt üst oluyor; piyanoda bir meleğin gücüyle çaldığı bir melodisi var onun, hem sade hem de öylesine zarif bir melodi! Bu onun en sevdiği şarkı ve ben daha ilk notasını işitir işitmez acı duyuyorum ve aklım karışıyor.” Her adım, her an, kısaca yaşamında artık hayatı yaşamazsın. Hep onu yaşarsın, hayallerin hep ona çıkar istesen de istemesen de.

Werther o kadar çok bu durumlarla içi içe yaşıyor ki imkanızlığını bile bile. Ama her aşk gibi bu aşka da söz geçirmek imkansız olduğu için kendini sonu olmayan bir yolculuktan zorla söküp alıp diğer sonu olmayan bir yolcuğa kendini bırakıyor, ölüme. Werther uzun yolculuğa çıkacağım diyerek Albert’in silahlarını istetiyor hizmetkarına. Hizmetkarı Albert’in eşi olan Lotte’ye silahları verdirtiyor ancak Lotte’nin içinde olur olmadık duygular beliriyor.

Werther silahları Lotte’nin verdiğini duyduğun da o silahları çok kez öpüyor ve tediği çekerek kendini hep alıkoymak istediği ancak bir türlü başaramadığı dünyadaki gittiği yolculuktan artık alıkoyabiliyor.

Kitabın sonunda dediği gibi: Genç Werther’in acıları: Aşkı sonsuzlaştırmak… Belkide başarıyor, o zaten hiç vazgeçmek istememişti. Büyük ihtimalle onu düşlerinden kaybetmektense, onu düşlerimde götürürüm demiştir.

Bir Yorum

emine  on Mayıs 31st, 2009

onu düşlerinde kaybetmektense onu düşlerine götürmesi çok akıllıca:))sevda külleri zaman vadisinde uçuşan bir aşka değil içleri titreten her adı geçtiğinde kişiyi yerle bir eden bir sevdanın hayali…
yada;
! ötelerde ulaşılması güç kardelenleri sevmek gibi! Tam ulaştım derken koca bir çığla yerle bir olsa da o engebeli yollarda sendeleyerek yürümeyi sevmek gibi…

Yorum Yaz