Okuyunuz İzleyiniz

Bizler bir millet olarak birçok zorluklarla karşılaştık ve birçok zorlukları aşmak için büyük vefakârlıklar göstererek kendi aramızda ki bağların daha sıkı hale gelmesini sağladık. Çoğu zaman bize yönelen tehditleri birlik olarak sırasıyla yurdun her köşesinden atmayı başardık. Zaten bu tarihimizi unutmak soyadımızı unutmakla dahi eş değer olamayacak bir durumdur.
Evet, bizler bizim dediğimiz toprak parçası üzerinde yaşayabilmek için uğrunda canlarımızı feda ettik. Ama bunun bir amacı vardı. Peki amaçsızca hayata gözlerini kapayanlar… Türkiye’nin son 26 yılda trafik kazalarıyla canlarından olan 137.186(yüzotuzyedibinyüzseksenaltı) vatandaşı var. Ayrıca 2.327.509 (ikimilyonüçyüzyirmiyedibinbeşyüzdokuz) yaralı insan var. Söyler misiniz? Ne için? Yurdun her köşesinden birbirimizi mi atmaya başladık? Yoksa bir müzik sizi tabiri yerindeyse gaza mı getirdi? Veya alkollü araba kullanılmadığından haberiniz mi yoktu? Amaç sevgilinize mi hava atmaktı? Ne kadar hız yapabilirim diye arabayı mı deniyordunuz? .. Bu örnekleri o kadar çoğaltabiliriz ki… Yaptıklarınızın ne önemi kaldı hayalleri olan bir çocuğu ezdikten sonra.(Zaten önemi yoktu da…) Orada sadece bir kişi hayatını kaybetmiyor, çocuğun annesi, babası, çocuk, sen ve ailen. Bak bir müzik senin başına neler getiriyor.
Üç kişilik aile mutlu mesut bir şekilde tatillerini de tamamlayıp evlerine dönüş için yola çıkıyorlar. Yolda buzlanma var ve hız ibresi 120 civarlarını gösteriyor. Korkulan başa geliyor ve araba buzlanma nedeniyle bir tarlaya uçuyor, çocuk arka camdan dışarıya savruluyor. Şans eseri hepsi sağ bir şekilde kurtularak birbirlerini bulabiliyorlar. O anki korku ile yola çıkıp yardım istiyorlar. Karşıdan gelen minibüs şoförünün alkollü olduğu akıllarına nereden gelebilirdi ki… Tahmin etmek istemediğiniz gibi minibüs sürücüsü yolda ki kaza zedeleri geç fark ediyor. Kız olay yerinde tekerleğin altında kalarak, baba bir hafta boyunca verdiği hayat mücadelesini kaybederek hayata gözlerini yumuyor. Anne ise yaşam mücadelesini kazanıp gerçek anlamda yaşamını sürdürüyor. Yaşayıp yaşamadığını birde ona sorsak acaba ne der?(gerçek bir hikâyedir)
Bu yazıyı yazmaya Polonya’da trafik kazalarını önlemek için televizyonlar da gösterilen kısa filmi izledikten sonra karar verdim. Lütfen bu filmi sonuna kadar izleyin. Bu yüzden lütfen bu cümleye tıklayın… Emin olun ki sizi çok ama çok düşündürecektir. LÜTFEN İZLEYİN
Yorumlarınız