<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsmail Bal &#187; Kitap Yorumları</title>
	<atom:link href="http://www.balismail.com/category/kitap-yorumlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.balismail.com</link>
	<description>Aradıklarından kaçmak istediğinde...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Dec 2010 18:52:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Genç Werther&#8217;in Acıları</title>
		<link>http://www.balismail.com/2009/02/genc-wertherin-acilari/</link>
		<comments>http://www.balismail.com/2009/02/genc-wertherin-acilari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 23:51:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Bal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiye Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı sonsuzlaştırmak]]></category>
		<category><![CDATA[genç werther'in acıları]]></category>
		<category><![CDATA[goethe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.balismail.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Genç Werther&#8217;in acıları&#8230; Belki bir aşk, belki bir vicdan muhasebesi, belki de akan kanların tercümesi. Kitabı okumaya başladığım da kitabı benimsemekte bir süre zorluk çektim. Ancak Werther&#8217;in Lotte ile dans etmesini ve ilk başlangıç hislerini Goethe&#8217;nin üstün kalemiyle ele alması beni bir anda kitaba bağladı. Diğer bir çok duyguların tanımlanmasıyla oluşan duygularda cabası. Sizlere kitaptan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-89" title="werther" src="http://www.balismail.com/wp-content/uploads/2009/02/werther.jpg" alt="werther" width="183" height="337" />Genç Werther&#8217;in acıları&#8230; Belki bir aşk, belki bir vicdan muhasebesi, belki de akan kanların tercümesi. Kitabı okumaya başladığım da kitabı benimsemekte bir süre zorluk çektim. Ancak Werther&#8217;in Lotte ile dans etmesini ve ilk başlangıç hislerini Goethe&#8217;nin üstün kalemiyle ele alması beni bir anda kitaba bağladı. Diğer bir çok duyguların tanımlanmasıyla oluşan duygularda cabası. Sizlere kitaptan bir kaç örnek sunarak anlatmak istediklerimi daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum : &#8221; Lotte benim için kutsal. O varken bütün arzularım susuyor. Onun yanındayken bana neler oluyor bilmiyorum; sanki ruhum gerilen sinirlerimle birlikte alt üst oluyor; piyanoda bir meleğin gücüyle çaldığı bir melodisi var onun, hem sade hem de öylesine zarif bir melodi! Bu onun en sevdiği şarkı ve ben daha ilk notasını işitir işitmez acı duyuyorum ve aklım karışıyor.&#8221; Her adım, her an, kısaca yaşamında artık hayatı yaşamazsın. Hep onu yaşarsın, hayallerin hep ona çıkar istesen de istemesen de.</p>
<p>Werther o kadar çok bu durumlarla içi içe yaşıyor ki imkanızlığını bile bile. Ama her aşk gibi bu aşka da söz geçirmek imkansız olduğu için kendini sonu olmayan bir yolculuktan zorla söküp alıp diğer sonu olmayan bir yolcuğa kendini bırakıyor, ölüme. Werther uzun yolculuğa çıkacağım diyerek Albert&#8217;in silahlarını istetiyor hizmetkarına. Hizmetkarı Albert&#8217;in eşi olan Lotte&#8217;ye silahları verdirtiyor ancak Lotte&#8217;nin içinde olur olmadık duygular beliriyor.<span id="more-88"></span></p>
<p>Werther silahları Lotte&#8217;nin verdiğini duyduğun da o silahları çok kez öpüyor ve tediği çekerek kendini hep alıkoymak istediği ancak bir türlü başaramadığı dünyadaki gittiği yolculuktan artık alıkoyabiliyor.</p>
<p>Kitabın sonunda dediği gibi: Genç Werther&#8217;in acıları: Aşkı sonsuzlaştırmak&#8230; Belkide başarıyor, o zaten hiç vazgeçmek istememişti. Büyük ihtimalle onu düşlerinden kaybetmektense, onu düşlerimde götürürüm demiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.balismail.com/2009/02/genc-wertherin-acilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyaz Gemi</title>
		<link>http://www.balismail.com/2009/02/beyaz-gemi/</link>
		<comments>http://www.balismail.com/2009/02/beyaz-gemi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 22:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Bal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiye Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz gemi]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz gemi kitabının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz gemi özeti]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz gemi yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[cengiz aytmatov]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[saflık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.balismail.com/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Cengiz Aytmatov, Beyaz Gemi adlı kitabında bir çocuğun saf duygularını işlemektedir. Bu kitabı okurken kendi çocukluğunuza inip bir kere daha o anları gözünüzün önünde canlandıracaksınız. Kötü insanlara karşı çocuğun düşünceleri ve onlara dahi bir yardım eli uzatma isteğini göreceksiniz. Bir yokluğun var olması için kurduğunuz hayaller eşlik edecek size. Belki bunları anımsamak size bir mutluluk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-74" title="beyaz-gemi" src="http://www.balismail.com/wp-content/uploads/2009/02/beyaz-gemi.jpg" alt="beyaz-gemi" width="179" height="259" />Cengiz Aytmatov, Beyaz Gemi adlı kitabında bir çocuğun saf duygularını işlemektedir. Bu kitabı okurken kendi çocukluğunuza inip bir kere daha o anları gözünüzün önünde canlandıracaksınız. Kötü insanlara karşı çocuğun düşünceleri ve onlara dahi bir yardım eli uzatma isteğini göreceksiniz. Bir yokluğun var olması için kurduğunuz hayaller eşlik edecek size. Belki bunları anımsamak size bir mutluluk verecek. Ama çocukken yaşadığınız hayal kırıklıkları.</p>
<p>Belki de büyümeye başladığımızın bir göstergesi olmuştur o hayal kırıklıkları. Cengiz Aytmatov’ un çocuk üzerine kurguladığı karakter ise hiçbir zaman büyümek istemeyen bir karakter ve zaten büyüyemiyor da. Dedesi bir efsane anlatır, çocuk ona o kadar çok inanır ki o hikâyeye ihanet edilmesinin üzerine hayal kırıklığını kaldıramayarak hayallerinde kurguladığı bir balık olmaya karar verir ve kendini dedesinin yaptığı havuza hasta bir şekilde bırakır.</p>
<p>Bir anne ve babasının özlemiyle yaşayan çocuğun en yakın arkadaşları çantası ve babasının olduğunu düşünerek Beyaz Gemi’ ye bakmasını sağlayan dürbünüdür. Anlatması güçtür bu duyguları… Gerçekleri  anlatamayacak bir büyüğe sahip olamamak. Hep kendi hayal dünyasında kurduğu hayallerin varlığıyla yaşayıp bir kısa ömrün sonucunda balık olup o beyaz gemiye gitmek isteyerek bulunduğu ortamdan hayallerinin devamı için kaçıp gitmek.<br />
Çoğu çocuk bir büyük olmak ister. Neden? Çünkü istediği babası veya annesi gibi olabilmektir. Peki ya o çocuk, hiç hayallerinden vazgeçememiş veya birisi tarafından anlatılmamış. Belki de bundan dolayı o hayallerin peşinden gitmiştir, sessizce. Bilinmez.<br />
Okuyunca çok beğeneceğiniz bir kitap olacağını düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.balismail.com/2009/02/beyaz-gemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jack Welch Ve General Electric</title>
		<link>http://www.balismail.com/2009/02/jack-welch-ve-general-electric/</link>
		<comments>http://www.balismail.com/2009/02/jack-welch-ve-general-electric/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 15:16:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Bal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İşletme]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiye Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[altı sigma]]></category>
		<category><![CDATA[efsanevi ceo]]></category>
		<category><![CDATA[general electric]]></category>
		<category><![CDATA[jack welch]]></category>
		<category><![CDATA[literatür yayınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.balismail.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[General Electric adlı kitabı bir işletme öğrencisinin okuması gereken önemli kaynaklardan biri olarak görüyorum. İşletme üzerine karşılaştığı olumlu &#8211; olumsuz durumları ustaca nasıl yönettiğine şahit olacaksınız. Okuduğumun bu kitabın kısa bir yorumunu aşağıda yapmış bulunmaktayım. Yararlı bir özet olması temennisiyle&#8230; 1.KESİM Bir işletmede bir CEO nun istekli olduğu takdirde ne kadar etkili işler yapabileceğini gözler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-17" title="jack-welch" src="http://www.balismail.com/wp-content/uploads/2009/02/jack-welch.jpg" alt="jack-welch" width="150" height="230" />General Electric adlı kitabı bir işletme öğrencisinin okuması gereken önemli kaynaklardan biri olarak görüyorum. İşletme üzerine karşılaştığı olumlu &#8211; olumsuz durumları ustaca nasıl yönettiğine şahit olacaksınız. Okuduğumun bu kitabın kısa bir yorumunu aşağıda yapmış bulunmaktayım. Yararlı bir özet olması temennisiyle&#8230;</p>
<p>1.KESİM</p>
<p>Bir işletmede bir CEO nun istekli olduğu takdirde ne kadar etkili işler yapabileceğini gözler önüne seren bir kaynaktır Jack Welch ve General Electric’in yolu adlı kitap. Bu kitapta yer alan bölümlere doğru orantıda olmak üzere, ödevimde eleştirilere yer vereceğim.<br />
Jack Welch değişimi seven bir kişilik olarak gözümüze çarpıyor. Bu durumu onun GE için yaptığı yeniliklerden anlayabiliyoruz. Bu durumun olumlu taraf kazanabilmesi için yapılan yeniliklerin altının doldurulması ve geleceğe uyum sağlaması için yapılması gerekir. Eğer yapılan bir yenilik gelecekte karşımıza kolaylık değil de olumsuzluklarla karşımızda yer alıyorsa bu iyi planlanmamış yeniliklerden öte değildir. Yani yapılan yenilik yapıldığı zamanda eleştirilebilir ancak gelecekte de olumsuz olarak eleştiriliyorsa bu yenilik amacına ulaşmamış demektir. Bu durum bir işletme içinde de böyledir, kendi hayatımız içinde de…  Buna örnek olarak GE’de var olan kendin kur kendin geliştir diye adlandırdığım şirket kurma şeklini değiştirip satın almaya evet politikasını izlemeye başlamıştır ve RCA şirketini satın almıştır. Efsanevi lider sayesinde bu durumun etkisi işletmeye olumlu yönde yansımıştır.<span id="more-16"></span><br />
Jack Welch’in yöneticileri eleştirdiği görülmektedir. Yönetmek tamamen hakim olmak isteyerek karşında ki kişileri bilginle ezmeye çalışmak o işletme içinde gelişime kapalı bir hava yaratır. Bu durum kravatı boynuna takan değil de beynine takan yöneticilerin üstüne alınacağı bir şeydir. Yöneticilik yol göstermek liderlik yapmak demektir. Yani liderlik yapılan bir işletmede çalışanların şevki artarak o orantıda işletme tarafından kazanılan başarılar veya hedeflenen olgularda artacaktır. Peki, bu işletmede sadece şirketin en üst seviyesinde ki kişisinin bu düşünceye sahip olması yeterli midir? Bu gerçeği orta sınıf yöneticileri ve alt sınıf yöneticileri de paylaşması gerekmez mi? Bu durumu şu şekilde daha iyi açıklayabiliriz. Derse giren ve lider konumunda olan bir öğretmeni ve sınıfta ki öğrencileri de birer yönetici olarak düşünelim. Dersin diyalog içerisinde olabilmesi ve verimli geçebilmesi için öğrencilerin konuya katkı sağlamaları gerekir. Bu durumda da görüldüğü gibi sadece baştaki yöneticinin bu duygulara sahip olması yeterli gözükmüyor. Öğretmen öğrencisini değiştirebilir ama bir işletmede yöneticilerin tutumunu değiştirmek zaman kaybından öte bir şey değildir. Bundan dolayı Jack Welch’in yaptığı gibi kar yapan şirketin dahi yöneticisini belli vizyon ve misyonlara sahip olmadığı için çıkarmak uygun bir davranıştır. Buda vizyonumuzu paylaşacak kişilerin gelmesine ve şirketin amacına ulaşmasına daha büyük katkılar sağlar.<br />
Ele aldığımız örneği devam ettirelim. Öğrencileri orta-alt düzey yönetici olarak ele almıştık. Bir öğrenci sadece o anda ki notlarının iyi olduğunu düşünerek geleceğe yatırım yapmayıp dersleriyle ilgilenmenin yeterli olacağını düşünür. Gelecekte ki gerçekten korkmaz ve kendini geliştirmez. Evet, bir işletmede böyledir, şuanda ki karına bakarak ben hep bu şekilde devam edeceğim diyemez. Kendini gelecekte ki yorumladığı gerçeklerden uzak tutup görmezden gelirse karını hatta kendisini gelişen dünyada koruyamaz. GE, Welch sayesinde bu şekilde düşünerek şu anda ekmek kızartma makinesi satmaktan kurtulup kendi ayağını, gelişen dünyanın öncülüğünde uzatmıştır. Çünkü GE gücünü ev eşyalarına ayırmamıştı.<br />
Onun için ev eşyaları olmaması gereken küçük bir ayrıntıydı. Welch’te her türlü küçük ayrıntıları sevmeyen biriydi. Bürokrasiyi şirket içinde ne kadar aza indirgenirse şirket içinde ki ayrıntı o oranda ortadan kalkacağını düşünüyordu. İnsan bürokrasi yoluyla değil de bir konuyu ne kadar basite indirgeyerek anlatırsa o oranda zihinlerde tutarlı bir şekilde kalır, fikrine sahipti.<br />
Basit ama tutarlı olmak şirket için göz ardı edilemeyecek önemli faktörlerden biridir. Konulan hedefler başarıldıkça değişecektir. Başarma sebebimiz tabii ki tutarlı hareket ettiğimizin göstergesidir. Yani bir işletme için hedefler değişebilir ama tutarlılık asla…</p>
<p>2.KESİM<br />
Birçoğumuz kendimizi rakip gördüklerimizle karşılaştırmayı hayatımızda öngörürüz. Ancak bunun yanlış olan kısımları da vardır. Bu durum bir işletme için de geçerlidir. İşletmeler hedeflerine ulaşmayıp rakiplerini geçtiğinde kendini yeterli görüyorsa bunun pek bir başarılı tarafı yoktur. Sanki havada yağmur varken bir bahar havası yaşıyor hissi oluşturur, işletmede. Bunun asıl sebebi başarırsızlığı kabul etmek istemeyen yöneticilerdir.<br />
Her yöneticinin şirket için oluşturduğu bir vizyonu olmalıdır. Bu vizyon şirketin A kişisinden Z kişisine kadar beyinlerde var olması gerekir. Jack Welch’inde bir vizyonu vardı ve bu vizyon pazarda 1. veya 2. olamayan GE işletmelerini gözden çıkarmaktı. (Bazı departmanlar hariç). Buna göre Welch bir çember oluşturuyor. Bana göre o çemberi oluşturarak şirkette karlılık oranına göre bir düzenleme yaptı. Hizmet sektörü en dışta, çekirdek sektörü en altta ve orta düzeyde teknoloji sekmesi gözümüze çarpıyor ve çemberin dışında kalanlara kendini toparlayamadıkları takdirde yol gözüküyor. Düşüncelerime göre birinci(çekirdek) bölümü karlılığın en az olduğu ama şirket satın alma ya da yatırım düzeylerinin en alt seviyede yer alır. Üçüncü kısım(hizmet) bölümü kar oranı en yüksek olan kısım olmasının yanında yatırım v.b durumların çok maliyetli olduğu bir yerdir. İkinci(teknoloji) bölümünü de bu mantıkla yorumlayabiliriz.<br />
Farklılıklar her zaman ilgi görür. Bununla birlikte ona karşı olan ilgi artar ve birçok olumu – olumsuz eleştiri ile karşılaşır. GE’nin kültürüne uygun olmayan bir girişimle bir televizyon şebekesi alınmıştı. Bu durum bir ampulcünün niye televizyon şebekesini alır ki diye tepkilere yol açmıştı. Ancak Welch’de biliyordu ki ancak hizmet sektörüyle büyük karlar elde edilebilirdi. Benimse dikkatimi çeken konu şirketler arası kültür çatışmasından kaynaklanan bir olgunun yaşanmasından dolayı ilkönce kar yapan bir şirket daha sonra büyük bir düşüş yaşamasıdır. Bunun nedeni yeni aileye katılan NBC’nin GE’nin geleneklerine pek yanaşmak istememesidir. Büyük oranda karları düşen NBC’nin satılacağı yönde haberler çıkmıştır. Bana göre Welch’in bu şirketi gözden çıkarmamsının ana sebebi bir hizmet sektörü olmasıdır. Bundan dolayı iyileştirme yolu izlenmiş ve başarılı olunmuştur. Ancak bu çemberin çekirdek bölümünde yer alan bir kurum olsaydı gözden çıkarılabilirdi, çıkarılması gerekirdi.<br />
İşletmelerin hemen hemen tamamında rakamlar konuşur. Ancak rakamlar o anki durumu açıklayabilir. Belki de bir SWOT analizinin temelini oluşturabilirler. Ancak rakamları bir vizyon şekline sokarsak bu durum bizim yapacaklarımızı kısıtlayabilir. Örneğin, eğer rakamlar vizyon olarak algılansaydı NBC’nin(hizmet sektörünün) satılması gerekebilirdi. Bu GE için büyük bir yanlış olurdu.<br />
Jack Welch’in uygulamaya koyduğu bir başka anlayış ise “Çözüm-Bul” adındadır. Bu sayede her kişinin yönetime katılması sağlanmıştır. Ancak, bana göre bunun arkasında yatan asıl neden Welch’in çok daha az maliyetle daha fazla fikre sahip olup şirketi daha üst seviyelere ulaştırabilmektir. Bu anlayışı günümüzde de birçok şirket uygulamaktadır. Bunlardan birisi “Dünyanın Yerel Bankası” sloganıyla kendini tanıtan HSBC’dir.</p>
<p>3.KESİM<br />
Bürokrasi ve işçi çıkarma konusunda Welch bazı adımlar atmıştır. Bürokrasinin saçma olduğunun savunmuştur. Klasik yönetim anlayışıyla Weber ile ortaya çıkan bu süreç yanlış kullanıldığına tabii ki kurumlarda bir yara olarak ortaya çıkar. Ancak bu olağan bir şekilde kullanılması zarardan ziyade fayda sağlar. Bundan dolayı efsanevi liderin bürokrasiyi hemen hemen yok sayma düşüncesine tam destek veremiyorum. İşçileri çıkararak, diğer kalanlar üzerinde bir korku yaratarak kendi sunduğu fikirlerin kabul görmesini sağlamıştır. Bence “Çözüm Bul” fikrinin GE’nin ℅85 i tarafından benimsenmesinin asıl nedeni de bu olsa gerek.<br />
Bir üst paragrafta da anlattığım gibi bürokrasi fazlalığı bir yaradır. Welch bunu en alt seviyeye indirerek bir SMSB gibi hızlı olmayı hedeflemiştir. Bir SMSB büyük şirketin olanaklarına erişemez ancak büyükler ise o olanaklara dikkatli davranırlarsa ulaşabilirler. Eğer dikkatli davranmazlarsa bunun sonucu iyi olmaz.<br />
Welch bir SMSB gibi düşünerek dışarıya karşı zaten bir sınırlandırmadan şirketi kurtarmıştı. Şimdi bunu birde şirketin içinde uygulamak gerekirdi. Bunun için kişilerde oluşmuş olan ben şu bölümün elemanıyım düşüncesini yıktı ve her bölüm beni ilgilendirir ancak uzman olduğum bölümüm de var düşüncesini beyinlere kazıtmaya çalıştı, bence.</p>
<p>4.KESİM<br />
Üst bölümlerde bahsettiğim “Çözüm Bul” fikrine tekrar atıfta bulunacak olursam. Welch bu fikri sayesinde (GE) çalışanları arasında bir rekabet havası estirmiş. Rekabet sayesinde kalite yani üst düzey fikirler gelmiştir.<br />
Basitleştirme konusuna dönecek olursak; efsanevi lider her şeyi basitleştirerek her kurum, kurumların içinde ki her kişiyi bir AR-GE olarak oluşturmaya çalışmıştır. Böylelikle herkes kendi işiyle uğraşırken diğer fikirleri de düşünmüştür. Bununla birlikte herkes bir kişi, bir kişi neredeyse herkes olabilmiştir.<br />
Değişimler şirketin her yanına yansımaya devam ediyordu. GE’de eskiden üretim işletmeleri şirketin odak noktasını oluştururken artık hizmet sektörü odak noktasını oluşturuyordu. Buda Edison ile başlayan GE’nin gelişen Dünya’ya ayak uydurduğunun göstergesi olarak gözümüze çarpıyor.<br />
Bununla birlikte işten çıkanlardan arda kalan 3 de 2 lik kesimi artık istenilen düzeye getirmenin zamanı gelmiştir. Bunun alt yapısı zaten işten çıkarmalarla düşünülen fikirleri uygulamakta kolaylık sağlamıştır. Çünkü işçilerin üzerinde ne olacak korkusu oluşmuştur. Tabii ki her korkunun ardından öne sürülen fikir tutmayabilir, uygulanamayabilir. Ancak Welch’in fikirlerin durumu iyi sezip ve geleceğin her zaman bir ucundan tuttuğu için başarılı olmuştur.<br />
Welch o kadar çok özgürlüğü ve sınırsızlığı seviyordu ki işletmede patron unsurunu ortadan kaldırmayı hedefliyordu ancak bunun düzeyi çok iyi belirlenmedikçe şirketin sonunu getirebilir. Bu durumu “Çözüm Bul” fikrinin içinde bulunan bir düzenlemeyle çözmüştür.<br />
Efsanevi lider hedeflerinizi abartın diyor. Ama bunun uygulanmasında hata olduğu takdirde sonuçları pek verimli olmayabilir. Peki uygulanma aşaması nasıl olmalıdır? Bunu şöyle açıklayabiliriz: Abartın gerçeğinin faydalı olabilmesi için işçilerle patronlar arasında diyalog düzeyi oluşması gerekir. Böyle olmazsa işçinin yaptığı işin normal düzeyde olmasına rağmen patron bundan hoşnut kalmayacaktır. Bu durum da işletmeye zamanla zarar verecektir.</p>
<p>5.KESİM<br />
Evet, ben şunu görüyorum ki GE’nin şuanda dünya arenasında var olmasının en büyük tetikleyicisi Welch’tir. Bunun en büyük nedeni de ileri görüşlü bir lider olup, düşündüklerini doğru sırayla yapmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumu işletmeyi hangi konumdan nerelere kadar getirdiğinden anlayabiliyoruz. Aynı zamanda Welch Ge’ye küresel bir kimlik kazandırmıştır. Bunu da ilk CEO olduğunda yapmaya karar vermemiştir. İlk önce taşları işletme içinde yerine oturtturmuş daha sonra ülke sınırları içinde açılmayı hedeflemiş ve başarmıştır. Tabii bunun öncü kuvvetleri de NBC’yi satın almakla başlamıştır denilebilir.</p>
<p>6.KESİM<br />
Welch 1980’lerin başında yeniden yapılandırmayı, ortasında hız, basitlik ve özgüveni ele aldı. 1990’ların başında sınırsızlığı uyguladı. Şimdi ise sıra kaliteye gelmişti. Zaten küreselleşen dünya içinde kaliteyi ele almayan küresel bir şirket zamanla elinde bulundurduğu pazar payını kaybeder. Bundan dolayı altı sigmayı uygulama kararı gelmiştir. Ancak Welch bunun şirkete tekrar bürokratik durumlar getireceğini sanmaktaydı. Bence böyle bir durumu düşünmesi hataydı. Çünkü işletme içinde “Çözüm Bul” anlayışıyla bir oto kontrol sistemi zaten oluşmuştu. Bundan dolayı yararlı olan düşünceler kabullenilecek ve zaten diğerleri tepki göreceği için dışlanacaktır. “Çözüm Bul” düşüncesi sayesinde herkes altı sigma anlayışını kabullendi ve sonuç olarak bu anlayış GE’de çok hızlı bir şekilde gelişip sonuçları da işletmenin faydasına olmuştur.<br />
Ben Welch’in bu konuda başarılı olmak için yine bir korkutma politikası izlediğini şu sözlerle görüyorum:”GE yöneticileri kalite girişiminde gemiye binmek zorundalar ya da işten atılmaya hazır olun.”Bu sözler insanları ya gerçekten isteksizleştirir ya da bütün gücüyle o işe sarılmak istetir. Bunun için hitap ettiği kesimi iyi tanıması ve tepkilerini önceden iyi ölçmesi gerekir. Bunu Welch’in zaten düşündüğünü umuyorum. Düşünmüşte…</p>
<p>7.KESİM<br />
Welch işyerinde karşılaştığı zor durumlar karşısında kendisinin yara almadan bu olaylardan kurtulup o olayları da doğru bir şekilde yönettiğini görmekteyiz. Bunun en büyük nedeni olaylara (iş yeri kurallarına uygun olmayan davranışlar) karşı tutucu bir tavır almış olmasıdır.</p>
<p>8.KESİM<br />
Jack’in basitleştirin politikasını sadece yöneticilere uygulamadığını görüyoruz. Bunu çamaşır makinesinin yapımında da uyguladı ve diğer üretim ürünlerine de… Böylelikle hem maliyetten hem de olağan(standart) parça kullanımından dolayı bir sorunu daha çabuk halledebildiler.<br />
Efsanevi lider 2000 yılında diğer istedikleriyle birlikte birde GE’nin bir ruhu olsun istiyordu. Bence bu önemli bir kavram çünkü bu özelliğin içinde hem misyonu hem vizyonu vurgulamaktadır.<br />
Ayrıca Welch’e yöneltilen bir soru dikkatimi çekti; biri tarafından kendi çocuğunun, benimle aynı işte çalışıp çalışamayacağını sordu. Welch’te senin işinin burada olup olmayacağını bilmiyorum ki diye cevapladı. Adam önerisini sorunca: Welch ona bilişim sistemlerini öğrenmesini sağla dedi. Sanırım birçok ailenin günümüzde var olan korkusu bu. Ancak çocukların ve gençlerin geleceğe yönelik yani geleceğin bir ucundan tutmasını sağlayabilirsek gelecek herkes için beklenenden çok farklı bir yerde konumlanacaktır.</p>
<p>YORUMUN YORUMU<br />
Yukarıda kitabın hem özetini hem de yorumlarımı yansıtmaya çalıştım. Bu bölümde ise Jack Welch’in güzel işler başardığını söyleyip şunları söyleyeceğim:<br />
Welch GE’de CEO olduğu tarihten işi bıraktığı tarihe kadar geleceğin ne olacağı doğrultusunda doğru yorumlar yapmıştır. Bizde var olan fikirlerle yetinmemeliyiz her zaman farklı bir şeylerin gelecekte ne kadar yeri olacağını düşünerek hareket etmeliyiz. O zaman fark yaratabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.balismail.com/2009/02/jack-welch-ve-general-electric/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

