Kimsin?
Bilgisayarıma aktarabildiğim şiirlerime göz atarken hiç yapmadığım bir durum dikkatimi çekti. Şiirin altında ne bir tarih ne bir saat belirten hiç bir karalama yoktu. Biraz düşündükten sonra msnde bir arkadaşımla muhabbet ederken yazmış olduğum aklıma geldi. Sonuç olarak, hatırladığım kadarıyla 2 dk içinde klavyemden( ki ben kendi kalemim olmadan pek yazamayan biriyim) çıkan kısa bir karalamamı daha sizlerle paylaşmak istedim.
şu anda gülmüyorum merak etme,
sadece akmak üzere bir kaç yaş var gözlerimde,
ruhum kaldırmıyor geçmişi.
yürüdüğümü hissediyorum,
ama bir tarafımda geçmiş var,
koşuyor arkamdan,
yalvarıyorum bırak diye,
gülüyor sadece…
bazen durmak beklemek istiyorum.
saklanıyor her bir yaşanılan geçmişn ardına…
bense yürüyorum boş bir yolda sanki,
yavaş , hızlı , bilmeden …
Genç Werther’in acıları… Belki bir aşk, belki bir vicdan muhasebesi, belki de akan kanların tercümesi. Kitabı okumaya başladığım da kitabı benimsemekte bir süre zorluk çektim. Ancak Werther’in Lotte ile dans etmesini ve ilk başlangıç hislerini Goethe’nin üstün kalemiyle ele alması beni bir anda kitaba bağladı. Diğer bir çok duyguların tanımlanmasıyla oluşan duygularda cabası. Sizlere kitaptan bir kaç örnek sunarak anlatmak istediklerimi daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum : ” Lotte benim için kutsal. O varken bütün arzularım susuyor. Onun yanındayken bana neler oluyor bilmiyorum; sanki ruhum gerilen sinirlerimle birlikte alt üst oluyor; piyanoda bir meleğin gücüyle çaldığı bir melodisi var onun, hem sade hem de öylesine zarif bir melodi! Bu onun en sevdiği şarkı ve ben daha ilk notasını işitir işitmez acı duyuyorum ve aklım karışıyor.” Her adım, her an, kısaca yaşamında artık hayatı yaşamazsın. Hep onu yaşarsın, hayallerin hep ona çıkar istesen de istemesen de.
İstanbul merhaba, yine ben geldim sana. Hiç unutmadan seni görmezden gelmeyerek her uğradığım anki gibi geldim sana. Sanki seni hiç yalnız bırakmadım, hep düşüncemde sen vardın. Her ayrı kaldığım saatlerde sana koşan adımlarımı hayal ettim.
Cengiz Aytmatov, Beyaz Gemi adlı kitabında bir çocuğun saf duygularını işlemektedir. Bu kitabı okurken kendi çocukluğunuza inip bir kere daha o anları gözünüzün önünde canlandıracaksınız. Kötü insanlara karşı çocuğun düşünceleri ve onlara dahi bir yardım eli uzatma isteğini göreceksiniz. Bir yokluğun var olması için kurduğunuz hayaller eşlik edecek size. Belki bunları anımsamak size bir mutluluk verecek. Ama çocukken yaşadığınız hayal kırıklıkları.
Dersin Amacı: Matematiksel yöntemleri kullanarak iktisadi durumları açıklamak.
Bir çok kişinin zorlandığı bir konu üzerinde bir araştırma yapmıştım. Çoğumuz sunum yaparken heyecanımızı kontrol etmekte zorluk çekeriz. En büyük olumsuz etkiyi sunumda bu durum oluşturmaktadır. Heyecanın sunuma etkisini %75 olarak düşünürsek diğer durumlara ( slaytta imla hatası, anlatırken çok hareketli veya durağan olma, anlatılan fıkraların veya sorulan soruların zamansızlığı v.b) %25 lik bir pay kaldığını görüyoruz.

Yorumlarınız